Mekke ile Müzdelife arasında, Mescid-i Harâm’ın yaklaşık 7 km kuzeydoğusunda konumlanan Mina; Harem sınırları içerisinde yer alan ve haccın en önemli duraklarından biri olan mübarek bir bölgedir. Şeytan taşlama (remy-i cimar), kurban kesme ve bayram günlerinde konaklama gibi temel hac ibadetlerinin ifa edildiği bu alan, adeta haccın kalbinin attığı yerdir.

Hac ibadeti esnasında Müzdelife vakfesi ile sınırların birbirine karışmaması ve ibadetlerin doğru mekanda yapılması adına Mina’nın hudutları tarih boyunca büyük bir titizlikle belirlenmiştir.

İsminin Kökeni ve Hikmetleri

“Mina” isminin bu bölgeye verilmesiyle ilgili İslam kaynaklarında etkileyici rivayetler mevcuttur:

  • Toplanma ve Kurban: Arapça’da insanların yoğun bir şekilde bir araya geldiği veya kurban kanının akıtıldığı yerlere “minâ” denilmesi.

  • Arzu ve Lütuf: Hz. Âdem’in bu mevkide cenneti arzu (temenni) etmesi veya Allah Teâlâ’nın burada Hz. İbrahim’e ve tüm mümin kullarına büyük ihsanlarda (men) bulunması.

  • Manevi Ümit: İnsanların bayram coşkusuyla burada toplanarak Allah’ın azabından kurtulma ümidiyle kurbanlarını sunmaları.

Sünnete Uygun Konaklama

Peygamber Efendimiz’in (sav) bizzat gösterdiği uygulama doğrultusunda, Mina’da bulunmanın belirli zamanları vardır:

  1. Zilhicce’nin 8. Günü (Yevm-i Tevriye): Arafat’a çıkmadan önce burada bir gün geçirmek.

  2. Teşrik Günleri: Bayramın birinci gününden itibaren şeytan taşlama süresince üç gece burada konaklamak sünnet kabul edilmiştir.

Mina, milyonlarca müminin bembeyaz ihramlar içinde aynı amaçla buluştuğu, duaların ve tekbirlerin yükseldiği muazzam bir kardeşlik meydanıdır.