Medine’nin güneydoğu tarafında, Mescid-i Nebevî’nin hemen yanı başında bulunan bu mübarek kabristan, İslam dünyasının en mukaddes mezarlığıdır. Bizzat Hz. Peygamber (sav) tarafından Müslümanlar için ebedi istirahatgah olarak belirlenmiş ilk mezarlıktır.

İsmi ve Tarihsel Dokusu

Türk kültüründe “En Yüce Cennet Bahçesi” anlamındaki Cennetü’l-Bakî ismiyle meşhur olsa da bölgenin kadim adı Bakî’u’l-Garkad’dır. Bu isim, eskiden mezarlık alanının “garkad” adı verilen dikenli çalılarla kaplı olmasından ileri gelmektedir.

Osmanlı döneminde, Kanûnî Sultan Süleyman tarafından yaptırılan şehir kalesinin Bakî Kapısı’ndan bu mezarlığa girilirdi. Günümüzde ise kale duvarları kalkmış, Mescid-i Nebevî ile kabristan arasında sadece dar bir yürüyüş yolu kalmıştır.

Ehl-i Beyt ve Sahabîlerin İstirahatgahı

Bu topraklar, Peygamber Efendimiz’in (sav) en yakınlarının ve İslam’ın sancaktarlarının ebedi yuvasıdır:

  • Efendimiz’in Ailesi: Oğlu İbrahim; kızları Hz. Rukiyye, Hz. Zeyneb ve Hz. Fâtıma; torunu Hz. Hasan burada medfundur.

  • Manevi Bir Hatıra: Kerbelâ’da şehit edilen Hz. Hüseyin’in mübarek başı, Şam’dan Medine’ye gönderildiğinde annesi Hz. Fâtıma’nın yanına defnedilmiştir.

  • Güzide Sahabîler: Hz. Âişe validemiz başta olmak üzere Peygamber Efendimiz’in eşleri, amcası Hz. Abbas ve Hz. Osman gibi binlerce sahabe, tâbiîn ve sâlih zat burada yatmaktadır.

Mimari Değişim ve Günümüzdeki Durumu

Tarih boyunca bu büyük şahsiyetlerin kabirleri üzerine inşa edilen türbeler ve anıtsal yapılar, 20. yüzyılın başlarında kaldırılmıştır. Bugün mezarlar, Osmanlı dönemindeki görkemli türbe yapılarının aksine, İslam’ın sadelik anlayışını yansıtan ve sadece baş-ayak uçlarına konulan küçük taşlarla işaretlenmiş durumdadır.

Cennetü’l-Bakî, asırlardır olduğu gibi bugün de Medine-i Münevvere’nin ana mezarlığı olarak kullanılmaya devam etmekte, her gün binlerce mümin tarafından dualarla ziyaret edilmektedir.