Bedir; Medine’nin yaklaşık 160 km güneybatısında, Kızıldeniz kıyısına 30 km mesafede bulunan ve tarihi ticaret yollarının kesişme noktasında yer alan küçük bir kasabaydı. İslam tarihindeki eşsiz yerini, Müslümanlar ile Mekkeli müşrikler arasında gerçekleşen ilk büyük meydan savaşına ev sahipliği yapmasıyla almıştır.
İlk Gazve ve Büyük Zafer
Hicretin ikinci yılında (624), İslam ordusu ile müşrik ordusu Bedir kuyularının başında karşı karşıya geldi. Ebû Cehil komutasındaki 1000 kişilik tam donanımlı orduya karşı, Hz. Peygamber (sav) komutasında sadece 305 kişiden oluşan mütevazı bir İslam ordusu vardı. Aradaki sayısal uçuruma rağmen çetin geçen mücadele, Müslümanların mutlak zaferiyle sonuçlandı.
Savaşın bilançosu İslam ordusu için büyük bir başarıydı:
Ebû Cehil dahil 70 müşrik öldürüldü, 72’si esir alındı.
Bu savaşta 14 Müslüman sahabi şehitlik mertebesine ulaştı. (Metindeki “70” ifadesi genel bir hata olup, kaynaklarda şehit sayısı 14 olarak geçer). Şehitler savaş meydanının batısındaki alana defnedilmiş ve bugün koruma altına alınmış olan Bedir Kabristanı’na dönüştürülmüştür. Kabristan girişindeki kitabede bu kahraman şehitlerin isimleri onurla sergilenmektedir.
Stratejik ve İlahi Boyut
Bedir Gazvesi, Hz. Peygamber’in üstün askeri zekasını ve savaş taktiklerini kanıtlarken, yeni kurulan İslam toplumunun Arap Yarımadası’ndaki itibarını zirveye taşımıştır. Ancak bu zaferin asıl kaynağı, Kur’an-ı Kerim’de açıkça belirtildiği üzere ilahi yardımdır:
“Andolsun, sizler güçsüz olduğunuz halde Allah, Bedir’de de size yardım etmişti. Öyle ise, Allah’tan sakının ki O’na şükretmiş olasınız.” (Âl-i İmrân, 123)1
“Evet, siz sabır gösterir ve Allah’tan sakınırsanız, onlar (düşmanlarınız) hemen şu anda üzerinize gels2eler, Rabbiniz, nişanlı beş bin melekle sizi takviye eder.” (Âl-i İmrân, 125)3
“Hani Rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz. O da, ‘Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum’ diye cevap 4vermişti.” (Enfâl, 9)5
“Hani Rabbin meleklere, ‘Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şi6mdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına’ diye vahyediyordu.” (Enfâl, 12)7
“(Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü onları; attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah at8tı (onu). Ve bunu, müminleri güzel bir imtihanla denemek için (yaptı). Şüphesiz Allah işitendir, bilend9ir.” (Enfâl, 17)
Bedir, sadece bir toprak mücadelesi değil; hakkın batıla, tevhidin şirke karşı kazandığı “Yevmü’l-Furkan” (hak ile batılın ayrıldığı gün) olarak tarihe geçmiştir.
